Ülkem İlkem Ülküm

-Sanki istiklâl savaşı neslisiniz oğlum, diyordu sevgili anam, resimlere bakarken. Ben resimlerdeki şehitlerimizi gösterip, onların şahit olduğum kahramanlıklarını anlatırken, etrafımdakiler nefeslerini tutmuş beni dinliyorlardı.
Ne kadarda çok şehit vermiştik taşmedrese talebelerinden, bir nesil yok olmuştu âdeta. Ama biz küllerimizden yeniden doğardık, öylede oldu. Onların can vermesi, milyonların kutlu doğum habercisiydi sanki.
İşte bu savaş ortamında Samsun Cezaevi’nde tanıdım Bilal Arlı'yı. Bizimle iki ay kadar aynı karavanayı paylaşan bu arkadaşımız bütün güzel vasıfları üzerinde toplamış bir Alperen' di. Birkaç ay sonra tahliye oldu ve tahsiline devam için Erzurum Lisesi'ne nakil yaptırdı.
Daha sonra tatil için geldiği Samsun'da, mahalleden tanıdığı yaşlı bir kadına ilaç almak için gittiği eczaneden çıkarken, 15 haziran 1979 da pusuya düşürülüyor ve şehâdet şerbetini içiyordu.
Annem gözyaşı dökmeden ağlıyordu. Babama daha önce verdiği sözü tutuyor, ağlamıyor ama sessizce yanıyordu...
Comments (0) | Add Comment
Comments (0)
Add a new comment:
Sponsor
